“Kentsel Dönüşüm Geniş Kapsamlı İmar Reformu İle Planlanmalı”

AKG Gazbeton Pazarlama ve Satıştan Sorumlu Genel Müdür Yardımcısı Sırrı Güvenç, yalıtım sektörü ve AKG Gazbeton hakkındaki sorularımızı www.insaatnoktasi.com takipçileri için yanıtladı...

“Kentsel Dönüşüm Geniş Kapsamlı İmar Reformu İle Planlanmalı”

- AKG Gazbeton’dan kısaca bahseder misiniz?

AKG Gazbeton İşletmeleri, 2002 yılında kuruldu. Şirketimiz, AKG Grubu çatısı altında faaliyetlerine yön veren ve sanayici geçmişi  70 yıla dayanan Akgerman Ailesi’nin inşaat malzemesi sektöründeki yatırımlarından biri.

Yerli sermayeli bir firma olan AKG Gazbeton İşletmeleri, ısı yalıtımlı, hafif, yanmaz ve deprem güvenliğini sağlayan, blok ve donatılı ürünler ile Minepor Isı Yalıtım Plağı üretiyor. İzmir, Kırıkkale ve Çorlu İşletmeleri ile 1.750.000 metreküp üretim kapasitesi ile pazarın en büyük oyuncularından biri konumunda. Şirketimiz, Türkiye’deki yaygın satış ve dağıtım ağının yanı sıra Avrupa Birliği ülkeleri başta olmak üzere yirmiden fazla ülkeye ihracat yapıyor ve Türkiye ekonomisi için katma değer yaratıyor.

- Yakın zamanda piyasaya sunduğunuz ya da sunacağınız yeni bir ürün bulunuyor mu? Sektöre yönelik sunduğunuz ürün gamınızdan bahseder misiniz?

Şirketimiz, blok ve donatılı ürün grupları, Yeni Nesil Isı Yalıtım Plağı Minepor ve tamamlayıcı ürünleriyle faaliyetlerini sürdürüyor.
AKG Gazbeton bünyesinde 12 yıl önce kurulan Ar-Ge departmanımız üç yıl önce ilk patentli ürünü ‘Minepor Isı Yalıtım Plağı’nı pazara sunuldu.

AKG Gazbeton Ailesi olarak rekabette  farklılaşma ve değişimin önemine inanıyoruz. Bu yaklaşımla her alanda ve süreçte inovasyona inandık. 2016 Şubat itibariyle de Ar-Ge departmanımızı Ar-Ge Merkezi’ne dönüştürdük. Bugün ise yapmış olduğumuz derin çalışmaların sonuçlarını görmeye başladık.

İnovasyona verdiğimiz önem doğrultusunda, yakın dönemde ülkemizi ve sektörümüzü ilklerle tanıştırmaya ve katma değerli ürünlerimizi sunmaya devam edeceğiz.

"İLKLERİN ÖNCÜSÜ OLMAYA DEVAM ETTİK"

- Ar-Ge çalışmalarınızdan bahseder misiniz?

12 yıl önce 5-6 kişi ile  “departman” olarak yürüttüğümüz AR-GE faaliyetlerimizi, 2016 yılında 26 kişilik doktoralı, yüksek lisanslı, hepsi tam zamanlı mühendislerden oluşan Ar-Ge Merkezi’ne dönüştürdük.

Ar-Ge Merkezi ile “ilklerin” öncüsü olmaya devam ettik. Türkiye Gazbeton Sanayinin ilk Ar-Ge Merkezi, AKG Gazbeton İşletmeleri tarafından açıldı.
Ar-Ge faaliyetlerimiz kapsamında sektörün hizmetine sunduğumuz ve yine bir ilki gerçekleştirdiğimiz Minepor Isı Yalıtım Plağı ile büyük başarılar elde ettik. Patenti bize ait olan ve hem Türkiye’de hem de Avrupa’da koruma altına aldığımız Minepor Isı Yalıtım Plağının hem iç piyasada satışını yapıyoruz hem de ihracatını gerçekleştiriyoruz. Bugün, “patent değeri” açısından Minepor çok üst seviyelere gelmiş durumda. Minepor ile büyük başarılara imza attığımızı ifade etmiştim. Gazbeton sektörünün ilk Avrupa Teknik onayı ETA Belgesini de  Minepor ile aldık.
Bir diğer öncülük yaptığımız konu ise Kurumsal Performansımız açısından dünya çapında yürütülen bir Çevre Programı olan O-LCA/Kurumsal Sürdürülebilirlik Analizi Projesi.
Birleşmiş Milletler Çevre Programı UNEP tarafından seçilen tek Türk firması olarak bu projeyi tamamladık. Kamuoyuna yansımalarını bu sene içinde paylaşacağız.

"Sektörde  Entegre Yönetim Sistemi’ni kullanan tek firmayız"

“Entegre Yönetim Sistemi” olarak tanımladığımız ISO ve OHSAS Yönetim Sistemleri ile bütünsel kalite yönetim anlayışına sahibiz. Entegre Yönetim Sistemi sayesinde, dünyada hangi ülkeden talep gelirse gelsin, o ülkenin kalite yönetim sistemlerine uygun üretim yapabiliyor, belgeliyor ve ihracatını gerçekleştiriyoruz.
Türk Gazbeton Sanayisi içinde CE Belgeli Avrupalı Lento’yu üreten tek firmayız. Gazbeton Sektöründe blok ürünlerde EPD Belgesini alan ilk Türk firmasıyız. Dolayısıyla, AKG Gazbeton her zaman ilklerin öncüsü konumundadır.

-Sektörün sorunlarından bahsederek, kalite ve standartlar bakımından sektörü değerlendirir misiniz?

İnşaat sektörü gelişen ve büyüyen ekonomimiz için stratejik bir sektör konumunda. Şüphesiz ki sektörümüzün de sorunları bulunuyor. Ülkemizde tüm hızıyla süren kentsel dönüşüm stratejisinin geniş kapsamlı imar reformu ile planlanması gerektiğini düşünüyoruz. Çok önemli bir kısmı deprem kuşağında yer alan ülkemizde yapı stoğunun %75'i deprem riski taşıyor.
Bu yüzden mevcut kentsel dönüşüm stratejisinin geniş kapsamlı bir imar reformu ile planlanması gerektiğine inanıyoruz. Bu noktada imar yasasının da bir an önce çıkması gerektiğini düşünüyoruz.

- Enerji tasarrufu günümüzde daha önem taşıyor. Bu konuda yalıtım sektörünün önemi de artıyor. Hükümetin 2016 Eylem Planı’nda buna özel önem verilmişti. Yalıtım malzemelerine KDV muafiyeti ve teşviklerin verilmesi konusu gündemdeydi. Bu konuda gelişme kaydedildi mi?

Hükümetin ekonomiyi canlandırmak için aldığı önlemler ve çeşitli teşvik yollarını memnuniyetle karşılıyoruz ancak inşaat sektörü açısından baktığımızda yapılması gereken yapısal reformlar olduğunu görüyoruz. Faiz, KDV indirimi gibi düzenlemelerle durum kurtarılmaya çalışılıyor. Şunu bilmek lazım ki; faiz hiçbir zaman ana çözüm değil, sadece zaman kazandıran bir ara çözüm.
Yapılan yeni uygulamaların bizim gibi üretici firmaların satışlarına yansımalarını ise daha yeni görmeye başlayacağız.

- Ara eleman açığı yalıtım ve inşaat sektöründe her sektörden fazla. Bu konu hakkında ne söylemek istersiniz? Neler yapılmalı sizce?

Türkiye’nin lokomotif sektörlerinden inşaat sektörü büyürken, ara eleman sayısı da buna paralel artmıyor. Zaman içerisinde de bu açığın daha da büyüyeceğini öngörüyoruz.
Aynı zamanda sektörde ihtiyaç duyulan sayıda ara eleman bulunmamasına karşın, üniversite mezunu kalifiye eleman sayısı da artıyor ve bu durum işsizlik problemine de yansıyor.
Eğitim politikaları aynı şekilde ele alınmaya devam ettiği sürece, bu sorunun giderek artacağını düşünüyoruz. Bu sebeple meslek liselerine ağırlık verilmesi, uygulamalı eğitim olanakları sağlanması gibi önlemler ile ara eleman açığının azalacağını düşünüyoruz.

- Yeni gayrimenkul projeleri, kentsel dönüşüm süreci ile yenileme projeleri sektörünüze ve firmanıza ne gibi katkılar sağladı?

Türkiye’de, kentsel dönüşüm tüm hızıyla sürüyor. Ancak kentsel dönüşümün geniş kapsamlı imar reformu ile planlanması gerekiyor. Çok önemli bir kısmı deprem kuşağında yer alan ülkemizde yapı stoğunun %75'i deprem riski taşıyor. Bu noktada imar yasasının da bir an önce çıkması gerekiyor. Hükümetin yaptığı düzenlemelerle birlikte KDV sektörün beklediği oranlara indi. Konut kredilerinde yapılan indirimlerle de sektörde bir canlanma olduğunu gördük. Sürdürülebilir bir büyüme sağlamak, ülke ekonomisinde lokomotif sektör olma özelliğimizi kaybetmemek ve yapısal sorunları çözmek için sektör ve hükümetin yakın işbirliği içerisinde olması gerektiğini düşünüyoruz.

Simay Dinçcan - Nihal Özken

insaatnoktasi.com bir iştiraki ve ticari markasıdır.