Beyaz Baretli Kadınlar Projesi ‘’Kadına Hak Ettiği Eşitliği Sağlıyor’’

Kadın Kimdir? Kadın; her işin üstesinden gelebilen, her işi yapabilecek güce ve zekaya sahip, ezilmeyen ve ezmeyen bir bireydir. Toplumda sürekli ayrıştırılan, meslek dallarında kimi zaman yetersiz bulunan ikinci plana atılacaklar listesinde hep ilk sırada olan kadın bireyler her şeyin üstesinden gelebilecek bir güce sahiptir. Eşittir kadın. Erkekle aynı özgürlüğe sahiptir. Ne üstündür ne de ezilen. Bir bireydir kadın. Proje Koordinatörü İpek BULGURCU eşliğinde başlayan Beyaz Baretli Kadınlar proje yöneticilerinden Eylem ULUTAŞ AYATAR, Hazal CANPOLAT ve Nurgül ATABAY ile bir araya geldik. Merak ettiklerimizi sorduk onlarda bizlere tüm detaylarıyla süreçlerini anlattılar…

Beyaz Baretli Kadınlar Projesi ‘’Kadına Hak Ettiği Eşitliği Sağlıyor’’

İnşaat Mühendisleri Odası İzmir Şubesi olarak(Proje Koordinatörü İpek BULGURCU, Proje Yöneticileri Ceren NARİN, Eylem ULUTAŞ AYATAR, Hazal CANPOLAT ve Nurgül ATABAY),Türk Üniversiteli Kadınlar Derneği İzmir Şubesi'nin paydaşlığında, İzmir Büyükşehir Belediyesi, Karşıyaka Belediyesi, Balçova Belediyesi ve Çiğli Belediyesi'nin destekleriyle, İnşaat Mühendisliği bölümünde lisans öğrenimine devam eden kadın öğrencileri; öğrenim bursu, mentorlük, teknik ve sosyal mühendislik eğitimi ile birçok yönden desteklemeyi amaçladıkları projenin yöneticileriyle gerçekleştirdiğimiz söyleşide proje başlangıcını, amaçlarını, beklentilerini ve karşılığında aldıkları geri bildirimleri anlattılar.

Projenizin amacı ve ortaya çıkışıyla ilgili bizi bilgilendirmek isteseniz neler söylersiniz?
Proje Koordinatörü İpek Bulgurcu, Limak Vakfı’nın Türkiye’nin Mühendis Kızları projesinde mentörlük yapıyordu. Oradan bir mentisiyle tanışıklığından dolayı bizlerin haberdar olduğu bir durum oldu en başında. Sonrasında bizlerinde kadın olarak rahatsız olduğu ve bir şeyler yapmak istediği bir konu olduğu için İpek Hanım bizlerle konuştu neler yapabiliriz nasıl bir çatıda toplanalım şeklinde görüşmeler yaptık. Bu bağlamda bize getirdikleri zaman çok güzel bir proje olduğunu düşündük. Birlikte oturduk konuştuk sistemi detaylandırdık bizde ona benzer bir şeyi inşaat mühendisi olan kadın öğrenciler için yapabilir miyiz diye düşündük ve yapabileceğimizi gördük. Mentör olarak kimlere ulaşabiliriz diye bir araştırma yaptık. Bunu yapabileceğimize inandık en önemli konusu her ne kadar menti-mentör ilişkisi olsa da cezbediciliği olması açısından bursta önem teşkil ediyordu. Öğrencilerin iş yaşamına atılırken böyle bir koça ihtiyacı var. Özgüvenli olmaları için bu oldukça gerekli. Piyasada nasıl iş arayacaklar, kendilerini hangi ürünlerle geliştirmeleri gerekiyor gibi konuları danışabilecekleri koç onlar için büyük fayda sağlayacaktı bizler de bu bağlamda durduk. Proje bu şekilde şekillenmeye başladı sonrasında başka neler yapabiliriz neler ekleyebiliriz düşüncesine giriştik. Kendi dönemimizde kadın mezun olarak yaşadığımız eksikliklerimizi göz önünde bulundurarak geliştirmek istedik projemizi. Çokta faydalı olduğunu düşünüyoruz. Çünkü bir insanı anlamanın en iyi yolu empati kurmaktır fakat aynısını yaşamak muazzam bir öngörü ile kız öğrencilerimizi sektöre hazırlamak olacaktı. Bu bağlamda yine koçluk ve burstan sonra onları teknik anlamda da donanım sahibi yapmak, toplumsal cinsiyet eşitliğini aşılamak paydalarında buluştuk. Hayata atılmaları gerektiğini ve kendi hak sahipliklerinin neler olduğunu bilerek bir sıfır önde başlamaları önemliydi. Bu paydalar birleştikten sonra projeyi büyütmüş olduk. İngilizce desteğini de eklemek istemiştik fakat onunla ilgili henüz bir girişim gerçekleşemedi. İngilizce yurtdışı eğitimi için ve kendilerini geliştirmeleri için şart. Şu an gerçekleşmemiş olsa da sıradaki adımlarımızdan birisi de bu. Sonra menti-mentör adaylarımızı belirledik. Toparlamak gerekirse biz şöyle bir amaç altında birleştik; Bir kadın çalışması odalarda yapmak gerçekten zor. Erkek nüfusunun çok fazla olduğu eril bir meslek mühendislik. İnşaat mühendisliği daha da eril bir meslek. Az bir kadın topluluğu ile bir aradasınız. Hem okurken hem de çalışma hayatına başladığınızda, aynı mesleği yaptığınız meslektaşınla sürekli bu ayrımcılığa maruz kalıyorsunuz. Bizim burada ki amacımız bir sıfır geride başladığını düşündüğümüz kadınların eşit konuma geldi hepimizin hedefi. Kadınlar bu işi daha iyi yapanda oluyor kadınlar bu işi yapamaz diyende oluyor bizi bir araya getiren ve projeyi şekillendiren şey kadınların daha iyi ya da daha kötü yaptığı metodunu yok etmek. Biz sadece eşitlik istiyoruz. Kadınları desteklememizin sebebi ise toplum tarafından daha aşağıda kaldığı düşünülüp görülen kadının pozitif ayrımcılıkla toplumsal eşitliği vurgulayarak böyle bir projeyi meydana getirdik ve bunun etrafında toplandık. Usta-çırak ilişkisi yani menti-mentör olarak çıktığımız bu yolda burs olur mu olmaz mı diye bilemiyorduk, böyle bir site yapabilecek miyiz ve böyle animasyon videolarıyla duyuru yapabilecek miyiz ve bu kadar belediyenin desteğini alabilecek miyiz? Çok hayaldi aslında ilk başladığımızda, başlayalım neler olacak görelim gibi düşündük ama her şey hayal ettiğimizden de güzel ilerledi. Gerçekten buna da ihtiyaç varmış o yüzden de yoğun ilgi gördü güncel durumumuzda çok iyi gidiyor. Sonuç olarak aslında aklımızda olan bir projeydi. Usta-çırak ilişkisiyle deneyimli bir mühendisin yeni mezun bir mühendisle bir araya getirmek hep projelerimizden birisiydi. Tabii bu projede önümüze geldi bir yandan en büyük itici gücü ekonomik krizdi. Bir ekonomik krizin içindeyiz insanlar siyanürle kendilerini ailelerini öldürmeye başladılar. Kriz çok yakıcı boyutta, hepimizi ilgilendiriyor. Kadın erkek demeden ücretli çalışan herkesi ilgilendiriyor. Ama bir ekonomik krizde kadının ilk elenen olmasına karşıyız. Dolayısıyla böyle bir projeye ihtiyaç vardı. Evet bir işe alımda kişilerin bilgisi, yeteneği, deneyimi hepsi işe yatkınlığıyla ilgili bir kriterdir ama cinsiyetinin kriter olmadığını düşünüyoruz. Mesleğimizi beynimizle gerçekleştiriyoruz. Düşünün aynı puanı, aynı eğitimi, aynı diplomayı aldınız ama iş hayatına girdiğinizde bir adım geriden başlıyorsunuz biz bunu kabul etmiyoruz. Böyle olmaması gerektiğini düşünüyoruz. Bunun farkına varacak öğrenciler ve kadın mühendislerle yolumuza devam etmek istiyoruz.

Beyaz Baretli Kadınlar Projesi gerek sizin mesleğinizle gerekse kadının toplumdaki yeriyle ilgili oldukça anlamlı projenizin başlangıç aşamasıyla ilgili bize neler söyleyebilirsiniz?
Ekim ayında başladı aslında öncesinde bir hazırlık süreci var. Öncesinde tüm mentorlar- mentiler belirlendi. Yirmi üç mentor yirmi üç menti seçildi. Onlar görüşmelere başladı bir taraftan eğitimler başladı. Hem teknik hem de sosyal eğitimler devam ediyor. Yirmi bir öğrenci burs alıyor. Toplam eğitimlere gelen yetmiş öğrenci var. Onlar da hem teknik eğitimlerden hem de sosyal mühendislik eğitimlerinden ücretsiz faydalanıyorlar. Yani hepimiz toplam yüz kişilik kadın ekibiyiz.

Menti – Mentör ilişkisinde öğrencileri seçerken gelen başvuruları nasıl değerlendirdiniz?
Bir ekip oluşturduk. Orada çok zorlandık seçim yaparken, hepsinin gözleri pırıl pırıldı. Okul puanı nispeten önemliydi. Birtakım sorular sordu hangi modelleri önemsediklerine dair ancak bunların yanı sıra mezuniyet dönemlerine göre seçim yapıp son sınıflara öncelik verdik ki yararlanma imkanları olsun. Hepsine aynı programı uygulamak isterdik fakat mümkün olan sayıya göre seçim yapmak zorunda kaldık. İlerleyen dönemlerde hepsine aynı imkanları sunabilmeyi hedefliyoruz. Mentör ilişkisini önemsiyor olmaları bizim için önemliydi deneyimli bir mühendisten bilgi alacaklarını, ya da yol arkadaşlığını önemsemeleri bizler için önemliydi. Toplumsal cinsiyet eşitliğinin her biri farkında olmasa toplum dayatması ve yaşayıştan bu farkındalığın belirginliği azdı ve bunu derinleştirmek istedik. Bu anlamdaki farkındalığı arttırmak adına çok fazla önemsediğimiz hassas konulardan biri. Yani hem gelecek vaat eden kişiler oldular her biri. Ekonomik durumu da göz önünde bulundurduk.

Verilen bursları oda mı karşılıyor yoksa farklı fonlarınız var mı kimlerden nasıl destek alıyorsunuz?
Türk Üniversiteli Kadınlar Derneği bu konuda bize gerekli fonu, desteği sağlıyor. Tabii birtakım desteklerde farklı kuruluşlardan geliyor hepsini ortak havuzda öğrencilerle aynı payda da buluşturuyoruz.


İMO, üyelerinin donanımını yükseltme amacıyla bazı girişimlerde bulunuyor. Bu projenin sizleri kişisel ve mesleki katkısı nedir?
Projemiz örgütlük açısından katkısı kaçınılmaz. Aidiyet duygusunu geliştiriyor, özellikle kadın öğrencilerimizde de bu durumu gözlemledik. Mentilerin çoğu, temsilcilerimiz dışında kalan kısmı mentörlerinde bir kısmı bu projeyle birlikte odamızı ve projemizi çok sahiplendiler. Tabii illa ki yolları düşüyordu fakat sahiplenme açısından da etki sağladı. Bu bizi örgütlük açısından çok mutlu etti. Bunun dışında usta çırak ilişkimizde de çok farklı deneyimler güzellikler yaşadık keyif aldık. Kişisel olarak bu şekilde tatmin ediciliğinin yanı sıra oda olarak da projemizin diğer odalara örnek olacağına inanıyoruz. Çeşitli İMO şubelerinden bizler de yapabilir miyiz dönüşleri alıyoruz. Birde şu an ki eğitim sisteminden dolayı öğrencilerin meslek adına işe atılırken zayıf kalıyorlar teorinin pratiğe dönüşmesi ve deneyim kazanılması ya da kazanılan deneyimleri duyumsaması onları güçlendiriyor. Bizler de hayallerine uygun olacak olan yolları göstererek öğrencilerimize destek oluyoruz.

Projenin Dünya’da ve Türkiye’de proje detayları bağlamında eşi olmadığını görüyoruz. Doğruluğu nedir detaylandırabilir miyiz?
Çeşitli vakıf ve firmaların kadına bulundukları birçok destek var ama her şeyiyle mentör-menti, burs, eğitim olarak meslek odası kamusal niteliği olan bir meslek örgütü olarak yapmamızın ince bir ayrıntısı var.  Diğer projelerde olduğu gibi bir geri dönüş talep edilmiyor. Zorunlu bir süreç mevzu değil. Biz sadece öğrencilerin mezun olduktan sonra iyi bir meslek insanı olmasını amaçlıyoruz. Beklentimiz hiç yok diyemeyiz şöyle ki biz başlattık onların ilerde devam ettirmesi en büyük hayalimiz, öğrencilerimize de aktardık.

Proje hakkında nasıl geri dönüşler aldınız?
Basının ilgisi çok yüksekti. Basına çıktıktan sonra çokça üyemizden de destek ve tebrik mesajları aldık. Kurumlardan da geri dönüşü sıkça alıyoruz. Belediyelerinde ilgisi yoğun. Projeye başlarken destek bulabilir miyiz? Nasıl destek alabiliriz? Gibi sorular sorar düşünürken şimdi kurumların kendileri biz nasıl destek olabiliriz? Ne yapabiliriz? Gibi teklifler alıyoruz ve bu bizi çok mutlu ediyor. Üyelerden de böyle dönüşler alıyoruz. İlk kez böyle bir şey yaşıyoruz.
Kısaca özetlemek gerekirse yaşam içerisinde bize yapılan mobingleri vs. bunları çokta farkında olmadan yaşıyoruz ve birçok mobinge maruz kalıyoruz. Bu eğitimleri aldıktan sonra onlarında farkına varmış oluyorsunuz. Daha çok bilinçlenip daha çok farkındalık kazanıyorsunuz. O alışılan kadınsın şunu yaparsın gibi şeyleri artık öyle algılamıyorsunuz ve çerçevenin dışına çıkıyorsunuz. Kadının bu mesleği yapamayacağına dair hiçbir veri ve gerekçe bulunmuyor. Ayrıca kadınların daha dayanıklı olduğunu düşünüyoruz. Dayanıklılık sadece bedensel güç değildir. Mesleğin cinsiyeti yoktur seversin ve yaparsın. Bazen ihtiyacın olduğu için yaparsın. Cinsiyete göre yaparsın yapamazsın diye bir tabir olmamalı. Biz bir hareket başlatmak istedik ve başardığımıza inanıyorum.
Nurgül ATABAY tecrübelerinden bahsederken şantiyede temel ihtiyaçlarını karşılayabilmek adına sağlanması gereken şeylerin kadınlara bir ayrıcalık, lüks olarak düşünüldüğünü ifade etti. Bunun benim hakkım olduğunu anlamam mesleğin ilk yıllarında zamanımı almıştı ifadelerini kullandı. Meslekte kadın olduğu için yaşadıklarına ekleme yaparken şantiyede ‘o geliyor susun’, ‘kadın var küfürlü konuşmayın’ şeklindeki söylemler ayrıştırmanın göstergesiydi. Bazı çalışanlar ilk gittiğiniz zaman ‘ben kadından emir almam’, ‘ben sizi dinlemem bana şu kişi söylesin’ gibi ifadeler kullandıklarında bir şey söylediğiniz de sanki birisi orada fısıldıyor gibi ciddiye almayıp işini yapmaya devam ediyor. Projeyle ilgili bir şey anlatıyorsunuz sizi dinlemiyor gibi birtakım sorunlarla karşı karşıya kalmıştım sonrasında onlar size alışmaya başlıyor kendinizi ispat ediyorsunuz. Ama aynı yere bir erkek mühendis gelmiş olsa söyledikleri anında yapılır. Kendinizi orada ispat edinceye kadar bir süreç geçiyor.
Hazal CANPOLAT ise yaşadığı sorunlara değinirken ben ağırlıklı olarak ofiste çalıştığım için gelenler inşaat mühendisi olduğumuzu düşünmeyebiliyor. İnşaat sektörü üzerine konuşuyor ya da teknik bir konu hakkında fikir beyan ediyorsunuz sonrasında a siz inşaat mühendisi miydiniz? gibi yorumlar geliyor.
Eylem ULUTAŞ AYATAR ise uzun süredir burada çalışıyoruz artık isimler biliniyor tanıyorlar ama ilk girdiğinde hep sorgulanırdı. Bir iki sohbet ediyorsun üyeyle bir süre sonra siz inşaat mühendisi miydiniz? Sorusu alıyorsunuz. Bende kartvizit bastırdım özellikle inşaat mühendisi yazarak mail gönderimi için kartımı uzatıyordum. Mesela biri geliyor ben yetkiliyi müdürü görmek istiyorum diyor. Müdür benim diyorum o hala görmek istiyor mesela ikna olmuyor yani. Bu tarz durumlar yaşanıyor. Şantiye veya ofis her ikisinde de aynısına maruz kalıyorsun. Bir sorgulanıyorsun muhakkak ifadelerini kullandı.
Böyle güzel bir projeyle eşitliği böylesine anlamlı hale getirip faydacılık sağlayan tüm proje ekibini tebrik ediyoruz. Dileriz tüm meslek dallarında aynı özveri ve farkındalık gözle görülür boyutlar kazanır.
 

insaatnoktasi.com bir iştiraki ve ticari markasıdır.